The IT Crowd’u Sevenlere 5 İngiliz Komedisi: Bodrum Katından Çıkış Haritası

Reynholm Industries binasının bodrum katında çalışan Roy ve Moss’un dış dünyadan tek bir ricası vardı: Yukarıdaki insanların kendilerini rahat bırakması. Masanın altına gizlenmiş bir alarm düğmesi, açılmayan bir servis telefonu ve kapı her çalındığında yaşanan küçük çaplı panik… The IT Crowd’u yirmi yıl sonra da taze tutan güç, Roy ile Moss’un dışarıdaki kurumsal saçmalığa karşı bodrumda kurduğu o korunaklı sığınaktı.
Dizinin dört sezonu bittiğinde geride kalan boşluğu sıradan durum komedileri dolduramaz. Çünkü The IT Crowd münferit bir tesadüf değildi; Channel 4 mutfağında pişen, oyuncuların ve yazarların birbirine pas attığı yirmi yıllık bir ekosistemin parçasıydı. Bu seçki, bodrum katındaki o tuhaf enerjinin nereden beslendiğini ve hangi yönlere evrildiğini mutlaka izlenmesi gereken beş komediyle gösteriyor.
Garth Marenghi’s Darkplace: Moss ve Douglas’ın İlk Buluşması
The IT Crowd’un Maurice Moss’u Richard Ayoade ile holding patronu Douglas Reynholm’u oynayan Matt Berry’nin ekran uyumu bu diziden önce başladı. Ayoade ve Matthew Holness’in 2004 yılında Channel 4 için hazırladığı Garth Marenghi’s Darkplace, televizyon tarihinin en kasıtlı ve zeki fiyaskolarından biridir. Dizi, seksenli yıllarda çekildiği fakat aşırı korkunç olduğu için İngiliz hükümeti tarafından yasaklandığı iddia edilen hayali bir hastane dizisinin parodisidir.
Ayoade dizide hem yönetmen koltuğundadır hem de yeteneksiz yapımcı Dean Learner karakterini canlandırır. Seksenlerin ucuz ve acemice kurgulanmış video kaset estetiğini yakalamak için ekip akla hayale gelmedik teknik kusurlar tasarladı. Matt Berry’nin canlandırdığı Dr. Lucien Sanchez karakterinin replik dublajları, dudak hareketlerine bilerek bir saniye geç ya da erken oturacak şekilde mikslendi. Tepe mikrofonları kadrajın içine düşer, oyuncular nereye bakacağını bilemeyip doğrudan kameraya dik dik bakar. Dizinin yazarı ve başrolü Matthew Holness’in kurguladığı karakterin şu sözü projenin ciddiyetsizliğini özetler:
Alt metin kullanan yazarlar tanıyorum; hepsi birer korkak.— Matthew Holness (Garth Marenghi rolünde), Channel 4, 2004
Toplam altı bölüm süren bu yapım, The IT Crowd’daki tiyatral ve absürt tona en yakın duran akrabadır.
Black Books: Dünyadan Saklanan Bir Kitapçı
The IT Crowd’un ortak yaratıcısı Graham Linehan, bodrum katına inmeden hemen önce başka bir sığınak kurmuştu: Londra’nın Leigh Street sokağındaki döküntü bir ikinci el kitapçı. Stand-up komedyeni Dylan Moran ile birlikte yazıp yönettikleri Black Books, insan içine karışmaktan nefret eden Bernard Black’in hikâyesidir.
Bernard, dükkanına kitap almaya gelen insanları açık bir tehdit olarak görür. Dylan Moran bu karakterin çalışma saatlerini, gençliğinde Dublin’de çalıştığı huysuz bir sahafın gerçek alışkanlıklarından kopyalamıştır. Bernard dükkanın kapısına “Pazartesi 09:30 – 09:35 arası açık” yazıp kapıyı müşterilerin yüzüne kilitler. Dizinin ilk bölümünde, sokaktaki panik anında cep boyutundaki sakinleşme rehberini yanlışlıkla midesine indiren Manny karakterinin hikâyesi, dizinin fiziksel mizah çıtasını gösterir. Manny’nin yuttuğu sayfalar sindirim sistemine karışınca etrafa lavanta kokulu aforizmalar saçan bir ermişe dönüşmesi, stüdyo seyircisi önünde tek seferde çekilen sahnelerdendir. Bernard’ın kitap satmaya dair temel felsefesi ise dizinin ikinci bölümünde Manny ile olan şu diyalogda gizlidir:
Benden ne istiyorlar? Neden beni rahat bırakmıyorlar? Yani benden ne istiyorlar? […] Evet ama neden ben? Neden bana geliyorlar?— Dylan Moran (Bernard Black rolünde), Channel 4, 2000
The IT Crowd’un Roy Trench’indeki o miskin ve dünyadan bıkmış tavrı sevenlerin ilk uğraması gereken yer burasıdır.
Spaced: Kurgu Masasında Başlayan Geek Mizahı
The IT Crowd, bilgisayar tutkunlarının ve nerd dünyasının jargonunu diyalog düzeyinde başarıyla yakaladı. Fakat bu kültürü sinematik bir montaj diline ilk çeviren ekip, 1999 yapımı Spaced ile Simon Pegg, Jessica Hynes ve yönetmen Edgar Wright oldu.
Londra’da ucuza ev kiralayabilmek için kendilerini evli bir çift gibi tanıtan iki yabancının hikâyesi, video oyunları ve çizgi roman göndermeleriyle doludur. Dizinin ikinci sezonunun beşinci bölümünde Tim ile Mike’ın arka sokakta yaşadığı hayali çatışma, durum komedisi tarihinin en ilginç sahnelerinden biridir. Erkekler arasındaki sözsüz iletişimi göstermek için ellerini tabanca yapan ikili, sokak ortasında tek bir gerçek mermi olmadan parmaklarıyla çatışmaya başlar. Edgar Wright bu anı ani kamera kaydırmaları, ağır çekimler ve Western filmlerinden fırlamış mermi kovanı ses efektleriyle gerçek bir aksiyon sahnesi gibi kurgulamıştır.
Shaun of the Dead ve Hot Fuzz filmlerinin görsel omurgasını kuran bu iki sezonluk dizi, popüler kültür göndermelerinin televizyonda nasıl organik bir ritme dönüşebileceğinin dersidir.
Father Ted: Absürt Mantığın Doğduğu Ada
The IT Crowd’daki Moss karakterinin çocuksu mantığını, kuralları harfi harfine uygularken içine düştüğü o garip çaresizliği anlamak için Graham Linehan ve Arthur Mathews’un doksanlı yıllardaki çıkışına bakmak gerekir. İrlanda açıklarındaki hayali Craggy Island adasına sürgün edilmiş üç tuhaf Katolik rahibin serüvenini anlatan Father Ted, kanalın komedi kimliğini baştan aşağı değiştiren yapımdı.
Dizinin ikinci sezonunun ilk bölümünde, yağmurlu bir karavan tatilinde mahsur kalan Peder Ted Crilly’nin Rahip Dougal’a perspektif anlatmaya çalıştığı sahne, saf mizah mekaniğinin bir örneğidir. Ted masadaki plastik minyatür ineği gösterir, sonra pencereden uzakta otlayan gerçek sürüye bakar:
Tamam, son kez anlatıyorum. Bunlar küçük… Ama dışarıdakiler uzakta. Küçük… Uzakta… Ah, boş ver!— Dermot Morgan (Peder Ted Crilly rolünde), Hat Trick Productions / Channel 4, 1996
Dougal’ın yüzündeki o boş ve masum ifade, on yıl sonra Moss’un ofis yangınını söndürmek yerine itfaiyeye e-posta yazarken takındığı ciddiyetin birebir atasıdır.
Peep Show: Seyirci Kahkahasını Boğan İç Ses
The IT Crowd, kahkaha efektli ve canlı stüdyo seyircili klasik komedi formatının son büyük zaferlerinden biriydi. Ancak aynı dönemde Channel 4 ekranlarında tam zıt kutupta duran bir başka iş gelişiyordu. Jesse Armstrong ve Sam Bain imzalı Peep Show, stüdyo kahkahasını ve güvenli mesafeyi tamamen ortadan kaldırdı.
Dizi, baştan sona karakterlerin gözünden görünen birinci şahıs kamerasıyla ve dışarıya söylenemeyen utanç verici iç ses monologlarıyla çekildi. İlk sezonlarda bu klostrofobik hissi yakalamak adına David Mitchell ve Robert Webb’in kafalarına özel kask kameraları takıldı. İki oyuncu karşılıklı oynarken birbirlerinin gözüne değil, alınlarındaki kamera merceğine dik dik bakmak zorunda kaldı. Karakterlerin arasındaki o yapay, gergin ve kaçışı olmayan bakışma hissi tam olarak bu teknik mecburiyetten doğdu.
Succession dizisiyle tanınan Jesse Armstrong’un insan ilişkilerindeki acımasız hiyerarşiyi ve küçük düşme anlarını nasıl işlediğini görmek isteyenler için dokuz sezonluk tavizsiz bir utanç komedisidir.
Uyumsuzların Sığınağı: Bu Dizileri Birbirine Ne Bağlıyor?
Bu beş diziyi The IT Crowd ile yan yana koyduğumuzda rastlantısal olmayan bir ortak düzen karşımıza çıkar. Hiçbirinde komedi sıradan bir olay örgüsüyle yürümez; hepsi dış dünyanın baskısına karşı kurulmuş birer korunaklı hücredir.
The IT Crowd’da sığınak dev plazanın bodrum katıdır; tehdit ise yukarıdaki yöneticilerdir. Black Books’ta sığınak kapısı kilitli kitapçıdır; tehdit içeri giren müşteridir. Father Ted’de okyanusun ortasındaki fırtınalı papaz evi, Spaced’de video oyunlarıyla korunan Meteor Street dairesi, Peep Show’da ise Croydon’daki iki odalı ev ve kafatasının içi aynı görevi görür. Komedi, bu yalıtılmış hücrelerin kapısı dışarıdan çalındığı ve karakterler normal insanların dünyasına karışmak zorunda kaldığı anda patlar. Roy ve Moss bodrumdan çıktığında ne kadar bocalıyorsa, Bernard dükkana müşteri girdiğinde ya da Mark Corrigan iş görüşmesine gittiğinde aynı panikle dağılır.
Nereden Başlamalı?
İzleme sıranızı neyi özlediğinize göre belirleyebilirsiniz:
- Moss ve Douglas Reynholm ikilisinin kimyasını ve absürt saçmalamayı arıyorsanız, altı bölümlük süresiyle tek bir akşamda biten Garth Marenghi’s Darkplace en doğru başlangıçtır.
- İnsanlardan kaçan tembel bir mizah ve zekice yazılmış diyaloglar arıyorsanız, doğrudan Black Books’un ilk sezonuna geçebilirsiniz.
- Video oyunları, çizgi roman kurgusu ve görsel zeka için Spaced; stüdyo kahkahası olmadan doğrudan karakterin zihnindeki utanç verici karanlığa dalmak içinse Peep Show doğru adrestir.
Bu dizilere başlarken Amerikan durum komedilerindeki gibi karakterlerin olgunlaşmasını, ders çıkarmasını ya da birbirine sarılarak sorunları çözmesini beklememek gerekir. İngiliz komedisinin bu beş klasiğinde kapı her zaman kapalı kalır, faturalar fırına atılır ve telefon çalınca yine açılmaz.
Değer olan ne varsa, ayda birkaç kez.
Yeni rehberler, seçkiler ve az bilinenler. Spam yok.