Son Yazılar

Kendince acımayı bırakmadan önce.

Kendince acımayı bırakmadan önce.

31 Mart 2015 – Gece 14(Saat 02:45, Gece 02-03 Koğuşlar Nöbeti) Büyütüyor muyum kendimi kendime? Gerçekleri mi görmek istemiyor insan acaba? Ya da kabullenemiyor kendince. Her şey ortada, tüm gerçeklik aslında tam karşımda belki de. Her şey ortada olması lazım demek istiyorum aslında. Çünkü ben … // Devamını oku

Adamlık bir cümle dahilinde askerlikle bağlantılı değildir.

Adamlık bir cümle dahilinde askerlikle bağlantılı değildir.

30 Mart 2015 – Gece 13 Askerliğini yapmamış kişiye neden adam olmaz dediklerini, sabah 4:45’de uyanıp gecenin en karanlığında sigara içerken fark ettim. Saat şimdi 21:00 ve ben hala uyumadım, gün boyunca kamyon boşaltmaktan, çöp toplamaktan, bulaşık yıkamaktan uyku aklıma bile gelemedi. Tüm bunlara rağmen, … // Devamını oku

Bazen.

Bazen.

29 Mart 2015 – Gece 12 Hiçbir şeyden sorumlu olmak istemiyorum! Ben mi dedim “seni çok seviyorum ama böyle oldu durumlar” diye. Ben mi dedim “sevemiyorum seni” diye. Öyleyse neden şimdi tüm ağladıklarınızı, tüm yalnızlıklarınızın acısını ben çekiyorum? Neden? Biliyorum hiç umurunuzda değilim, biliyorum haşat … // Devamını oku

Varsa yoksa “o” saçmalığı.

Varsa yoksa “o” saçmalığı.

28 Mart 2015 – Gece 11 Zaman durdu, ilerlemiyor, yaşlanmıyorum. Kendimi dışarıdan izlerken sadece karanlığın beni sarışını, mutluluğunu izliyorum. Bir kadının, aşık olduğum bir kadının kokusunu, sanki bir daha koklayamayacakmışım gibi içime çekmeyi özledim. Hayallerim sarmalıyor beni, tutuyor elimden, başka bir diyara götürüyor. Bir de … // Devamını oku

Biz karalı insanlar denize hasretiz.

Biz karalı insanlar denize hasretiz.

27 Mart 2015 – Gece 10 Öyle bir yer düşün ki, şimdiye kadar yaşadığın her şeyi tekrar, en baştan yaşayarak her karanlık noktayı aydınlatacak, her iyi noktayı karartacak. Hayallerini, gelecek planlarını, geçmişini olabileceğinin en olası ihtimalleriyle düşünebileceğin bir yer. Yapamadıkların da en çok acıtan. Düşünecek, … // Devamını oku

Onun öyle olmayacak şekilde onunlaymış gibi beni sevmesi saçmalığı.

Onun öyle olmayacak şekilde onunlaymış gibi beni sevmesi saçmalığı.

26 Mart 2015- Gece 9 Öylesine bir yazı. Öylesine bir yerde, öylesine yazılmış. Öylesine bir durum içindeyken, öylesine kıyafetlerle. Öylesine geçerken zaman, öylesine bir şeyleri bekliyorum. Yazıyorum, gerçekten yazmasam ağlarım. Düşünecek çok vaktim oluyor, düşünecek daha çok şeyim. Her şeyi en baştan yaşıyorum, geleceği en … // Devamını oku

Dışarıda çok ses var, içeride askerlik.

Dışarıda çok ses var, içeride askerlik.

25 Mart 2015 – Gece 8 Anlayamadığım çok şey var. Neredeyim ben, bu insanlar kim, sevdiklerim ne yapıyor, neredeler. Alıştığımı hissediyorum, alışmak bile istemiyorum. Sürekli kendimin daha genç olduğunu, benim çıkma zamanıma kadar bir şey kaybetmediğimi, hiçbir şey değişmeden devam edeceğini düşünüyorum. Sonrasında — —, … // Devamını oku

Yazmak, yazmayı öğrenene kadar saçma.

Yazmak, yazmayı öğrenene kadar saçma.

24 Mart 2015 – Gece 7 İnsan neden sevilme ihtiyacı duyar ki? Ya da neden bir kadının aşk ile sarıldığını hayal etmek bile bu kadar iyi hissettirir? Bir kere birine sarıldığıktan sonra, her seferinde tekrarını istemek ya da eksikliğini hissetmek ne kadar daha devam edecek. … // Devamını oku

Unutamazsın, kendine de unutturamazsın çoğu zaman.

Unutamazsın, kendine de unutturamazsın çoğu zaman.

25 Mart 2013 – Gece 6 Cebimde onlarca sigara izmariti, her elimi cebime attığımda elime geliyor. Öyle bir yer ki, her bir söz, her bir hareket, şimdiye kadar yaşadığım her şeyi hatırlatıyor. “Dışarıda çok ses var, içeride uzay.”, “Babam sürekli küfreder.” Bazen çok iyisin, bazen … // Devamını oku