Bolşevik devrimi

13 Nisan 2015 – Gece 27

Her söylenen cümle, sanki değerli bir kitabın ilk cümlesiymiş gibi özenle seçilmişti. Her bir hareket ünlü bir tiyatro oyununun bir bölümüymüş gibiydi. Her bir sevişmede ise sanki son sevişmeymiş gibi hayal ediliyordu. Sonuç, özenle kapatılmış, olmayan bir odadaki raflara özenle yerleştirilmiş bir kitap. Tüm kitapları kapattım artık, geçmişi, olduğu gibi geride bıraktım.

Hiçbir sayfasını, kelimesini hatta noktalama işaretlerini bile geleceğe taşımak istemiyorum. Sessizlik, geçmişle alakalı mutlak sessizlik, güzel bu sessizlik.

Bazen, onları anlatasım, baştan tanımlayasım geliyor, durduramıyorum kendimi, boş ver diyorum. Ben çemberi daralttıkça, küçülen çembere takılıyor bazı kelimeler, anılar, ve boş veriyorum.

Daha güzelini, hiç unutulmayacak olanı yaşayacağımı biliyorum. Başkaları gibi olmayacağım, hiçbir ortam dokunamayacak benliğime. Yapmak, yaşamak istediklerim daha çok yerleşiyor içerimde ve daha çok ucuzlaşıyor bazıları benliğimde. Yok, bir daha yoklar, zaten olmamalarına rağmen, yine yoklar.

Ve… Ne olursa olsun, olmayacaklar. Bundan sonraki herhangi bir anda olmayacaklar.

Zor geçiyor günler, sebebi ise yapmak istediklerimin fazla olması, hayallerimin devamının yapacak olduklarımın başlamasıyla devam edecek olması.

Her geçen gün, bir önceki gündeki beni, bir eksikliğini düzelterek ilerliyorum.

En güzeli de, her geçen gün daha da yalnızlaşsam da, onlardan, olandan daha iyiyim, daha mutluyum.



Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir