Varsa yoksa “o” saçmalığı.

28 Mart 2015 – Gece 11

Zaman durdu, ilerlemiyor, yaşlanmıyorum. Kendimi dışarıdan izlerken sadece karanlığın beni sarışını, mutluluğunu izliyorum. Bir kadının, aşık olduğum bir kadının kokusunu, sanki bir daha koklayamayacakmışım gibi içime çekmeyi özledim. Hayallerim sarmalıyor beni, tutuyor elimden, başka bir diyara götürüyor. Bir de yalnızlık sarıyor beni, kim bu insanlar, kimler kalacak ileride.

İnsan neden sevme ihtiyacına sahiptir ki? Bir tek ben mi böyle düşünüyorum. Yaşadıklarımı, sevildiğimi zannettiğim günleri hayal ederken uyuyorum. Çok mu zordu, yoksa çok mu yanlıştı kişiler? Gerçekten hepsini tek bir davada boşayabilecek biri var mı gerçekten?

Kimseyi mi umursamıyorum artık? Kendimi mi? Yapılan hataları düşündükçe, aslında ne yapılması gerektiğini çok iyi biliyorum. Dönmemem, bir daha dönüp bakmamam gerek geçmişe. Gözümün önüne gelenler, bir de var olmadan gözümün önüne gelenler var, yaşayabileceklerim, yaşatabileceklerim. Kimseler yokmuş zaten aslında, hep ben koymuşum, roller atamışım birilerine. Bir daha, bir daha diye bağırmışım, arkasında benim bağırdığımı fark etmeyecek kişilere.

Sabah uyan, yürü, yemek ye, koş, kurallara uy, çok da fena değil aslında, bir süre daha idare edilebilir.

Yokluklarıyla bu güzel ve uzun geceme katılan herkes, beni aslında çoktan unutmuş, boş vermiş herkes için zamanı geldiğinde “o” kadını daha çok seveceğim.



Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir